A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İSYAN

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 18 Mart 2018 11:24:59

İnsanoğlu zaman zaman yapılan bir haksızlığa, sesinin çıktığı kadar bağırmakla tepki verir. Bu davranışı her yerde görmemiz zordur. Genelde baskılı rejimlerde böyle isyanlar bıçak kemiğe dayandığı zaman tgerçekleşir. Bizim toplumumuz 650 sene padişahlıkla yönetildiğinden, genlerine kadar işlemiş olan bir pısırıklık mevcuttur. Osmanlı’da hak arayanlar baş kaldırdıklarında mutlaka hayatları ile ödemişlerdir.

Osmanlı’daki ilk isyanlar, şehzadeler arasında güç savaşı olarak görülür. Bilindiği gibi padişahlar tahta geldiklerinde cülus dağıtıp, askeri sakinleştirmeye yönelirler. Saltanata gelen bir şehzade yeniçeriyi yeterince parasal tatmin edemeyince, yeniçeriler  ‘Kelle İsterük‘ demeye başlamışlar, hatta elleri sıkı olan sadrazamların bile kellelerini isteme cüretinde bulunmuşlar.

Hele Lale Devrinde İstanbul’un bütün güzelliklerini yok etme pahasına isyan çıkartmışlardır. Osmanlı’nın çöküş döneminde sefere çıkmayan padişahlar, askeri tatmin edebilecek yolları aramamışlar. Kimisi şair olmuş, kimisi bestekar. Ama askerin karnı bununla doymamış, için için kaynamış. Zaman olmuş yeniçeri her istediğini Padişaha yaptırmış. Kimi şehzadeleri zindanlarda boğmuşlar, kimilerine ise tecavüz etmişler. Yapılan isyan hareketini incelemektense, isyana sebep olan makul nedenleri incelemekte yarar olduğuna inanırım. Sarayda saltanat zevkü sefada yaşarken, halk inim inim inler. Memlekette ne adalet, ne hak sergilenir. Keyfi idare ile yaşayan ahali mecburen durumu kabullenir. Ancak nereye kadar?

Osmanlı’nın 650 yıllık sadareti boyunca, 74 sadrazam Bosna Hersek’ten devşirilmiş enderunda yetiştirilip atanmış. Onlar, Osmanlı’yı idare etmişler. Osmanlı’nın yatırımlarını kendi öz yurtlarına yapmışlar. Anadolu’ya bir tek çivi çakmadan geçen yüzlerce yıl. Ne zaman askere ihtiyaç olmuş, Anadolu’dan toplanmış. Asker ise seferde kazanılan savaş ganimetleri için bu cendereye dahil olmuşlar.  Bir başka söylemle talan ve soygun için bu harplere katılmışlar. Kazanılan bir savaşta, elde edilen bir şehire, padişah girmeden evvel yeniçeri şehri talan eder, herşey durulduktan sonra padişah şehire girer, yöreyi haraca bağlar ve imparatorluğa gelir kaynağı temin ederlerdi. Osmanlı bu talanla uğraşırken, Avrupalı devletler dinde reform yapıp papazların tahakkümünü dizginlerler. Isa’dan 1450 sene geçtikten sonra dinde reform oluştururlar. Matbaayı kurup halkın bilinçlenmesine çalışırlar. Ne ilginç tesadüf.  630 seneye 1400 ilave ederseniz, neredeyse 2030 civarına gelinmekte.

Ekranlarda, kürsülerde kendi kafasına göre dini yorumlayan yüzlerce yobaz, cahil halkı menfaatleri doğrultusunda kurgulamaktalar. Oy potansiyeli olan bu meczuplara göz yuman idareden halk nefret etmekte.  Erkek egemen bir yapıya sahip olan toplumumuzun, kadına 650 senelik erkek egemen baskıyı devam ettirmesine isyan etmekte. Ancak teokratik rejimlerde olduğu gibi kanun ve o hal yasaları ile toplumun ağzını kapatan idare, mantıksız kararnamelere bel  bağlayıp, halkın nefes almasını engellemekte. Kadınların bu toplumun eşit bir bireyi olduğunu kabullenemeyen kafaların çıkarttığı yasalarda mantık aramayı, son 15 senedir bıraktık.  Ancak geçtiğimiz seneler içinde kadına yönelik cinayetlerin %  214 artması ile halkın artık isyan etme durumuna geçtiğini görmekteyim.

11 Mart Pazar günü Ankara’da, Yenimahalle’de karşıyaka olarak adlandırılan mezarlıkta ikindi namazında bir cenaze törenindeydik. Er kişi niyetine ayrılmış bir yerde cenazeler, hatun kişi olarak ayrılan yere vefat eden kadınları sıralamışlardı. Cenaze namazına MHP başkanının da gelip saf tuttuğunu izledik. Bu arada fotoraf  çekmek adına bir kaç muhabir de yerlerini aldılar. Cenaze namazı sonunda helallikler verilmesini takiben, din görevlisinin cenazelerin alınabileceğini söylemesinden ardından Hareket Partisi başkanı, mefta hatun kişinin cenazesine yöneldiği sırada arka saflardan çığlıklar atarak kopup gelen bir kadının;

 ‘’Benim kızımın cenazesine erkekler el sürmesin, yedi yerinden bıçaklıyarak kızımı öldüren erkekler, kızımın cenazesine elinizi değmeyin, yalnız bırakın, sen ( MHP başkanını kast ederek ) git benim kızımın başından.’’ diyerek isyanını dile getirişini ibretle izledik. Devlet’in süratle oradan ayrılması da hazin bir tablo idi.                                                                                                                                       
Bu ülkede kadınlara tahakküm tatbik eden radikal dinci gurupların ve insanları kafatası yapısına göre ayırmaya kalkanların sebep olduğu cinayetlere tepki olarak acılı annenin sabrının taştığını ve bıçağın kemiğe dayandığını gözler önüne koyması olarak değerlendirdiğim böyle isyanlar, size ne anlatır bilmiyorum, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.                                                   

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Araç plakalarında emoji kullanma dönemi başlıyor
Avustralya’ya bir Ödül Daha!
Almanya'ya iltica başvurularında Türkler Kürtleri geçti
Victoria Edebiyat Ödülününü Manus Adası’ndan bir mülteci kazandı!
UNICEF çocuklar için yardım çağrısında bulundu

Yolsuzluk, baskı, hak ihlalleri: Türkiye- AB üyelik müzakereleri askıya alınsın raporu
Beşşar el Esad "Erdoğan ABD’nin Uşağıdır".
ABD'nin kalbinde sosyalistlerin zaferi
Trump’in yapay zeka atağı
Avustralya’da hükümet seçimlerden galip çıkarsa 1.25 milyon iş sözü verdi

Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!
Kripto para kartı çıktı.
Bile bile lades : Üçüncü havalimanı battı
Türkiye’de son 5 yılda 516 bin esnaf iflas etti
Açlık sınırı 2 bin lirayı geçti!

2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak
Neden bazı ülkelerde 'çay' bazı ülkelerde 'tea'?
Kız kıza muhabbet, haftada en az iki kez!
Avrupa'da neden sokak hayvanı yok?
ÇOCUK

Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı
Dışkıdan Tuğlaya
Dünya futbol tarihinde bir ilk!
Facebook #10YearsChallenge masum olmayabilir.

Düşünceleri okuyan teknoloji bulundu
İlk defa genetiği değiştirilmiş bir primat klonladı
İnsan organizmasında bilinmeyen bir kan damarı tipi bulundu
Kemikte bir yol var
Sivrisineklere ‘doğum kontrol’!

Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık
Yeni döneme ABD, Rusya ve Çin'in silahlanma yarışı mı damga vuracak?
Dünyanın en güçlü dili İngilizce
Türkiye'nin "Bağımlılık Risk Profili Haritası" açıklandı

Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel
'Sarı yelekliler herkesi şaşırttı ama sol örgütleri daha çok şaşırttı'
“Sarı Yelekliler” / Rüzgar Dolu Sarı Yeleklerinde

ALGI...
Eko...
Teminat
2019 RAKAMLAR
Mihriban

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git