A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Borç Hazine’nin kamçısı!!!

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | 28 Temmuz 2019 20:24:30

Hazine’nin dövizli borçları artıyor. Hazine borç stoku ilk altı ayda 1,2 trilyon lirayı geçti. 2012 yılından sonra hızla artan dövizli borçlar ise bu yıl zirve yaptı. Ekonomist Hakan Özyıldız, hazinenin borç stoğundaki ilk altı aylık değişimi şahsi blogunda kaleme aldı. Merkezi yönetim borç stoğunun 1,2 trilyon lirayı geçtiğini belirten Özyıldız, "Böylesi bir ortamda Hazine borç stokunun %50’si döviz, %19’u değilken TL, %31’i sabit TL tahvillerden oluşuyor. Daha önemlisi, 2012 yılından sonra hızla artan dövizli borçlar bu yıl zirve yapmış" ifadelerini kullandı.



Özyıldız'ın "Hazine’nin dövizli borçları hızla artıyor" başlıklı yazısı şu şekilde:Hazine borç stokunun ilk altı aylık rakamları belli oldu. Merkezi yönetim borç stoku 1,2 trilyon lirayı geçti.Gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için biraz ayrıntıya bakalım.Aşağıda Grafik 1’de, 2003 yılından Haziran 2019’a kadar olan değişimler görülüyor. Devletin borç stoku bir önceki yılsonuna göre 153 milyar lira artmış. Altı ay için sıra dışı bir büyüklük.

Grafik 1: Hazine borç stokunun bir önceki yılsonuna göre artışı (milyar TL)


Artışa dikkat edin lütfen. Hazine’nin borçları, 2014 yılından sonra her yıl, bir önceki yıla göre daha hızlı artıyor. Geçen yılsonunda artış miktarı 191 milyar lira ile zirve yapmış. Bu yıl sadece 6 aylık artış, geçen yılın toplam artış miktarının yarısından fazla.

Eğer harcamalar frenlenmezse sorun daha da büyüyecek. Seçimler vardı, ekonomi kriz ortamında, büyüme hızı sıfır civarında geziniyor, özel sektörün hali yok, kamu borçlanıp ekonomiye can suyu versin denirse, kamu borç stoku artışı, bu yılın sonunda rekor kırabilir.

Çünkü ekonomi yeteri kadar büyümediği için vergi gelirleri artmıyor. İlk altı aylık artış oranı sadece yüzde 4,4. Enflasyon oranından çok az. Reel vergi artışı yok. Açık T.C. Merkez Bankası’ndan gelen 80 milyar liraya yakın parayla kapatılıyor.

Böylesi bir ortamda harcamalara fren konmazsa, borçlanmadaki artış devam eder.“Artsın, böyle günlerde artmayacak ta ne zaman artacak?” diyenler çoğalıyor.Haklı olabilirler mi bir bakalım.Bunu anlayabilmenin bir yöntemi, borç stokunun yapısına bakmaktır.Aşağıdaki ikinci grafik, yine 2003 – 2019 Haziran arasındaki dönemde, Hazine borçlarının TL (Sabit faizli + Değişken faizli)- Döviz ayrımını gösteriyor.

Grafik 2: Hazine borç stokunun enstrüman yapısı



Ayrımın önemi şurada. Bir kamu borç idaresi ne kadar çok yerel parayla (TL) borçlanıyorsa o kadar iyidir. Çünkü gelirleri yerel parayla (TL) toplar. Borçlarını geri ödemek için yabancıların eline muhtaç olmaz.

Sabit-değişken faizli enstrüman ayrımı ise ekonominin içinde bulunduğu konjonktüre göre önem kazanır. Faizler yükseliyorsa sabit faizli enstrümanların çok olması, düşüyorsa değişken faizlilerin fazla olması iyidir. Stokun çoğu değişken faizli ise, faizler düşerken Hazine’nin ödeyeceği faizler de düşer. Sabit ise, piyasada faiz düşmesine rağmen Hazine, yeni borçları düşen faizden alırken, eski borları için yüksek faiz ödemek durumunda kalır.

Şimdi, Hazine’nin borç stokunun enstrüman yapısına biraz daha yakından bakalım. Biliyorsunuz, Merkez Bankası politika faizini beklenenden hızlı düşürdü. Piyasalarda faizlerin daha da düşmesinin gerektiği konuşuluyor. Böylesi bir ortamda Hazine borç stokunun %50’si döviz, %19’u değilken TL, %31’i sabit TL tahvillerden oluşuyor. Daha önemlisi, 2012 yılından sonra hızla artan dövizli borçlar bu yıl zirve yapmış.Bu ne demek?

Hazine’nin borçlarının yarısının kendi paramızla olmadığı demek. Bu Hazine ileride borç geri öderken daha fazla döviz ihtiyacı duyacak, kur hareketlerinden daha çok etkilenecek demek.

Bugün aşırı döviz borçlu şirketlerin yaşadıkları sorunları ileride Hazine’nin yaşaması demek. Öte yandan stokun %31’nin sabit faizli TL kağıtlardan oluşması faizlerin düşme eğiliminde olduğu bir ortamda, borçludan çok alacaklıları sevindirir. Piyasada faizler düşerken, elinde kamu tahvili bulunduranlar kar yazmaya başlarlar. Ama piyasanın kuralı bellidir. Birileri kar ediyorsa ötekiler zarar ediyor demektir.

O zaman, stokun artış hızı ve yarısının dövizli enstrüman olması, Hazine’nin borçlanmak için çok fazla yerinin olmadığını gösteriyor. Birileri daha fazla kar edecek diye dolduruşa gelememek lazım.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







"36 saatten az sürede 50 ila 80 milyon insanın ölümüne yol açabilir"
Yasak ama cezası yok
Cesaret bulaşıcıdır…
Avrupalı Türk kadınlar ayaklandırdı: "Şerefsizini ifşa et"
Amazonlarla ilgili medyatik zehirlenme kampanyası

İspanya göçmenler için iyi bir seçim mi?
ABD IŞİD militanlarından kurtulmaya çalışıyor
Irak'ta protestolar: Neden başladı, nasıl yayıldı?
Devletlerin yeni manipülasyon aracı: İnternet
AB vatandaşları ABD ve Rusya arasında taraf olmayı reddediyor

Türkiye ekonomisi: Tünelin ucunda ışık var mı?
Ekonomik kaygı bankalar önünde uzun kuyruklar oluşturdu!
Türk Lirası tehlikeli eşikte…
Borç Hazine’nin kamçısı!!!
İşsizlik rakamları açıklandı. %3.4 artış!

Lila, Lenu, Sisifos
Uzun yaşamanın sırrına erdim
Ölüme ve mezarlıklara bakış açınızı değiştirme vakti!
Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut

Leonardo da Vinci Hazar Türkü olabilir
Ay çöreği
Tarih Sizi Bekliyor! Toledo'nun Hayali!
‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Avrupa kentleri, sıcak hava dalgalarına uyum sağlamanın yollarını arıyor
Eylemsizliğin Maliyeti: 2050’de yılda 200 milyon kişi yardıma muhtaç olacak
Hayvanlar küresel ısınmaya ayak uyduramıyor!
7 ayda bir yıllık doğal kaynak kullanıldı!
Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu

Google’ın kuantum bilgisayar devrimi nedir? Dünyayı nasıl değiştirebilir?
Dünyanın ilk 5G hoteli Gold Coast’ta
Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.
Anı yakalamak

Üç Cinsiyetli Bir Solucan Bir Keşfedildi
Beyin implantları: Nöral devrim mi, düşünce kontrolü mü?
Ölü bedenler çiftliği
Laboratuvarda mutant kertenkele üretildi
Troya'da 11. katman keşfedildi ve kentin tarihi 600 yıl geriye gitti

Kamu İstihdam Raporu: Her 10 kamu işçisinden 9'u erkek!
Dünya tektonik hareketlerle okyanus sularını yutuyor: Deprem riski artabilir
Çocuk istismarında % 1021 arttış!!!
Türkiye'de okul kitaplarında dini ve cinsiyetçi ögeler arttı
Sydney, dünyanın 5. Melbourne 10. güvenli şehri, Tokyo 1. , İstanbul ise 48. sırada

Donald Trump barış getirebilecek mi?
Rumeli Türküleri Avustralya’da
Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Reuter mi Karşı-Reuter mi?
Güç Beyin Hasarına Yol Açar mı?

Düşüş
Bir Harekatın Anatomisi
Bir Çocuk Oyunu
Dümdük
Dinleme adabı

Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git