A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

YALAN YALAN

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 1 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 29 Nisan 2020 10:31:40

Türk Sanat Müziğinde bir makamı çok severim, Hicaz. Bu makam Türk Sanat Müziğinde dügah perdesinde karar kılan bir makam ve perdedir. Do diyez notasını andıran bir perdedir. Hicaz makamı Arabistan’da iki şehri, hem Mekke hem de Medine`yi içine alan bir bölgeye verilen ad olarak bilinir. Aslında Hicaz makamı, birbirine yakın olan dört makamı içine alan bir aile olarak anılır. Hümayun, Uzzal ve Zigüleli Hicaz’ı kapsayan bir şemsiye altında olan bu makam, bütününde HİCAZ olarak tanımlanır.



Türk sanat müziğinde en fazla eser bulunan makam Hicaz makamıdır. Yaklaşık 2359 eser vardır bu makamda ve hepsi birbirinden güzeldir. Bu makamı Nihavent makamı takip eder. Nihavent makamında kayıtlı 2273 adet eser bulunmaktadır.

Hicaz makamındaki bir çok eseri severek dinlerim. Kimi zaman dinlerken eşlik etmesini de severim. Bimen Şen, Yusuf Nalkesen, Avni Anıl ve Münir Nurettin Selçuk gibi ustalar bu makamda çok  eserler vermişlerdir. Bu eserlerin içinde bazıları vardır ki, en sevdiğim  şarkılardır.  Bimen Şen ustanın bir eseri vardır insana çok dokunur.

Sözleri değerli bir şairimiz olan Orhan Seyfi Orhon’undur. “Acaba şen misin kederin var mı, ne kadar dertlityim haberin var mı”  Bu kadar dokunaklı sözler kanımca sadece Hicaz makamında, bu hisle ifade edilebilir.

Çok sevdiğim bir başka şair de Faruk Nafız Çamlıbel’dir. Münir Nurettin Selçuk’un yürük samai usulünde Hicaz makamında bestelediği bir şarkı ise, giden sevgiliye ifade edilen bir hissiyatı dile getirmekte. “Gittin de bıraktın beni , aylarca kederde, mehtap oluyordun bana aysız gecelerde”

Çok yakın tanıdığım değerli bir ustayı, son onbeş yıldır eserleri ile anmaktayım. Bilhassa Hicaz makamında bestelediği bir şarkısı vardır ki, günümüz Türkiye’sine çok uymaktadır.

“YALAN değil pek kolay olmayacak unutmak seni,
Öyle zor öyle zor ki seni içimden atmak.”


Ülkemde öyle yalanlar söylenmekte ki ekranlarda, inanın dinlerken hicap duymaktayım.  Hangi birinden başlasam, hangi birini dile getirsem unutmamak adına diye düşünmekteyim. Onbeş senede 4 milyar ağaç diktiklerini söyleyen adam ya matematik okumamıştır ya da hesap bilmiyordur.

Türkiye Cumhuriyet tarihinin en çok demiryolları yapan yönetimi olarak dillendirmekte dönemlerini. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki imkansızlıklar düşünüldüğünde, 7000 kilometre demir yolunun genç Cumhuriyet‘in büyük başarısı olduğunu unutmamak gerekir.

1933 yılında yayınlanan, ilk 10 yılında Türkiye Cumhuriyeti olarak yapılan sanayi yatırımlarını, son 17 senede bir bir satıp, 5 Tepeye  Saray yapıldığını izlemek, Cumhuriyet çocuğu olarak beni derinden yaralamakta.

Ekranlara çıkıp CHP’nin tek parti döneminde ilkokullarda 90-100 çocuklu sınıflarda okuduğunu söyleyen 26 Şubat 1954 doğumlu Cumhurbaşının, ne kadar gerçek dışı sözler ettiğine şahit olmaktayız.

Saymakla bitmeyecek olan hilafi hakikat sözlere hergün bir yenisi eklenmekte, hangi birini akılda tutacak bu cahil halk diye düşünmekteyim. Son bir kaç gün evvel ekranlardan millete üfüren Cumhurbaşı, iktidara geldiklerinde ülkede ambulans olmadığını ve bugünkü binlerce ambulansı son 17 senede tedarik ettiklerini söylerken, acaba her iki ayağı da yere basıyor muydu diye aklımda bir soru işareti var.

Televizyon ekranlarında konuşurken, önündeki cama yazılan sözleri okumada bile zorlanan  Cumhurbaşının, yaşamakta olduğumuz önemli sağlık krizinde, halka hizmet için  çırpınan belediyeleri, terör örgütünün parallel yapılanması olarak tanımlamasının ne kadar iğrenç bir ifade olduğuna inanmaktayım.

Bu kadar YALANın söylendiği ülkemde insanlar neye inanacağını şaşırmakta. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığımız 23 Nisan’da, Anıt Kabir ziyaretine gitmekten kaçan bir Cumhurbaşı, Yusuf  Nalkesen’in şarkısını daha ne kadar dillendirecek diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

aykut { 29 Nisan 2020 11:12:11 }
italyan faşizminin sembolu olan "FASCES" i hatırladım.. onlarca belki de yüzlerce çubuk, sopa, tahta, kereste, odunun sıkı sıkıya bağlanıp.. bağlanıp ta sıkı sıkıya tuttukları balta..
o balta ki, insafsızca onu tutan onca odun ve keresteyi yıllarca aldattı.. yalanla dolanla ve diktatörce..
söyler misiniz.. o "FASCES" in iplerini çözdüğünüzde ve odun ve keresteler artık odunluklarını ve keresteliklerini idrak ettiklerinde balta bir işe yarar mı..
sanırım kabahati, kabahatin büyüğünü baltada aramayalım.. her seferinde aldatılarak, dinle imanla kanlarına girilerek oy sandıklarından yüzde bilmem kaçlarla sıkı sıkıya bağlı olarak çıkan baltada değil bütün kabahat..
ne zaman ki odun ve keresteler incelip birer narin çubuk haline gelip; belki de artık hicaz'ın güzelliğini içlerinde hissettikleri vakit; ipler çözülecek.. çubuklar dağılacak.. balta düşecek..
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Türkiye’de maskelerin %95'inde filtre yok!
Potansiyel aşının ilk dozlarını ocak ayında alacağız!!!
Korona aşısına ilk tescil Rusya'dan
Yalnızlık meselesi üzerine
Avrupa'da Covid-19dan ölümler aslında 200 bini aşıyor

Hollanda'da cinsiyet eşitliği kapsamında kadınlara da zorunlu askerlik yükümlülüğü getirildi
Yeni Zelanda genel seçimi: Başbakan Ardern yüzde 50,5 ile zafer ilan etti
İngiltere hükümeti Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden geri adım atmaya hazırlanıyor
Charlie Hebdo davası bugün başlıyor…
Fransa, 28 Haziran 2020 : Belediye seçimleri: Yeşilim Yeşil Yemyeşil

Türkiye’de faiz arttırıldığı halde neden döviz kurları hızla yükselmeye devam ediyor?
Pandeminin İspanya ekonomisine etkileri
Salgın küresel ekonomiyi nasıl etkiledi?
Türkiye’de gerçek işsizlik %21.8
10 yıl sürecek buhrana hazır olun

Mutluluk Müzesi açıldı
Koronavirüs sonrası dünyada uçaklar nasıl görünecek?
Bir hikayem olmasın - 2019’a veda ederken
Avustralya’nın ilk sualtı oteli Büyük Set Resifi’nde açıldı
Lila, Lenu, Sisifos

Stefanos Yerasimos ile
Frida Kahlo Müzesi sanal ziyarete açıldı
Kaçırmamanız gereken bir gösteri : ‘Marx’ın Dönüşü’ ücretsiz erişime açıldı
Leonardo da Vinci Hazar Türkü olabilir
Ay çöreği

Hikayemize özdeşleşmeden sahip çıkmak
Değerler Rabbi
“KAOTİKA”
İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?

Muğla'da doğa katliamı... İktidar talan kapısını açtı!!!
Anadolu’da 60 yılda 70'e yakın göl kurudu.
Elektrikle şarj edilebilen hibrit araçlar “kuzu postuna bürünmüş kurt”
Çatalca ve Arnavutköy talana açıldı
Anadolu Talan Ediliyor

İnsan beynini bilgisayara bağlayan Neuralink tanıtıldı.
İnternet hızı rekoru kırıldı
Uçan elektrikli otomobil yarışları yakında başlıyor.
5G teknolojisi, radyasyon ve güvenlik açığı
Akıllı Kontakt Lensler Bakış Açınızı Değiştirecek

Venüs'te yaşam belirtisinin en önemli bulgularından olan 'fosfin gazı' bulundu
Dünyanın ilk kendini temizleyen, şeffaf, akıllı maskesi, FDA onayı aldı
İsrail bir dakikalık koronavirüs nefes testine başladı
Avustralyalı bilim insanları Covid 19'u 48 saatte yok ediyor
Avustralyalı bilim insanları Koronavirüs aşısı denemelerine başladı

Y Kuşağı, demokrasiden giderek umudu kesiyor
150 milyon kişi Covid-19 nedeniyle aşırı yoksullaşabilir.
Pandemi zorla evlilikleri tetikliyor
Türkiye’de her iki gençten biri mutlu değil…
Z kuşağı kimlerden oluşuyor?

Kalbura dönen Anayasa….
İşçiler, Tarih, Edebiyat
Kerim Rota Yazdı: “Barış ve Sinem’in orta direk olma hayali..”
Barışmak / Barış-bak
Barışı Kazanmak Mümkün

BEKİR COŞKUN Sonrası
DEVE...
Ben Bilirim
Açmam Açamam
NOBEL

Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git