A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Önemli Bir Yapıt: Cumhuriyet ve Antropoloji

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Prof.Dr. Korkut Boratav | 03 Haziran 2012 09:15:57

Değerli tarihçi Zafer Toprak'ın önemli bir yapıtı yayımlandı: Darwin'den Dersim'e Cumhuriyet ve Antropoloji (Doğan Kitap). Kitabın başlığını yadırgayanlar olacaktır. İçeriğini kısmen de olsa açıklayabilecek alternatif bir başlığı ben önereyim: "Eksikleri, çelişkileri, iniş-çıkışları ile Cumhuriyet'in Kültür Devrimi.." "Kültür devrimi" ifadesi ile insanî bilimlerin araştırma gündemlerinde bir niteliksel değişimin başlatılması ve bunun ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim sisteminin tüm aşamalarına yansıması kastediliyor.

Zafer Toprak da hedefleri bakımından bir kültür devriminin söz konusu olduğunu vurguluyor. Uygulamada ise, insanî bilimler ve eğitim sistemi üzerinde (özellikle Atatürk’ün ölümüne kadar) köklü değişiklikler gerçekleşmiştir.

Bu devrimin baş oyuncusu, planlayıcısı ve (belli ölçülerde) uygulayıcısı Atatürk’tür. Zafer Toprak’ın ifadesiyle, “Cumhuriyet ve Antropoloji’nin amacı, seçkin devlet adamı Atatürk’ün düşünce dünyasına ışık tutmak [ve]... zihinsel oluşumunda[ki] fay hatlarının izlerini sürmek[tir].” Yazara göre, 1919 ve 1928 Atatürk’ün düşünce dünyasının fay hatlarındaki “kırılma noktalarını oluşturuyor. İlki siyasal dönüşümün, ikincisi kültür devriminin başlangıcı[dır]. Yaşamının son on yılını Atatürk, Cumhuriyet’in ‘yeni insanı’nı kurgulamaya hasrediyor.”

“1919 kırılması”, Mustafa Kemal’in millî mücadelenin liderliğini üstlenmesi ve “Cumhuriyet devrimleri” diye bilinen hukuk, kamu yönetimi, siyaset alanlarında gerçekleştirilen üst-yapı dönüşümlerini örgütlemesi ile sonuçlanıyor. Toprak’ın kitabı bu anlamdaki Cumhuriyet devrimleriyle değil, kültür devrimi kırılması ile ilgilidir ve bu nedenle Atatürk’ün son on yılı üzerinde odaklanmaktadır. Bu yapılırken, kapsanan konuların Avrupa ve Türkiye’deki öncülleri de (zaman zaman 19. yüzyıla kadar uzanarak) gözden geçiriliyor. Böylece, kitap, Osmanlı’da ve Cumhuriyet Türkiyesi’nde farklı Batı akımlarının etkisi altında biçimlenen insanî bilimler tarihine de ışık tutmuş oluyor.

Kültür devriminin Toprak’a göre nihaî amacı olan “Cumhuriyet’in yeni insanını kurgulamak”; farklı bir ifadeyle yaygın dünya görüşlerini, değer sistemlerini kökten dönüştürmek gerçekleşti mi? Bilimsel araştırma gündemlerinde ve eğitimin müfredatında hayata geçirilen radikal (ancak “tepeden aşağı”) bir değişimin, tek başına bu ütopik amaca ulaşması beklenemezdi. Zafer Toprak, bu tıkanma olgusunu açıkça tartışmıyor; bazı başarısızlık örneklerine değinmekle yetiniyor.

***

Cumhuriyet ve Antropoloji, kültür devriminin mimarı olan Atatürk’ün düşünce dünyasını biçimlendiren kaynaklara da ışık tutuyor. Aydınlanmacı Fransız düşünürlerinin etkilerini ve Fransız devriminin Jacobin akımına duyulan yakınlığını biliyorduk; Toprak da teyit ediyor. Bunların dışında, ünlü İngiliz sosyalisti H.G. Wells’in Dünya Tarihi kitabının Atatürk’ü çok etkilediğini; onun talimatıyla Cihan Tarihi’nin Umumî Hatları başlığı altında Türkçeye çevrilerek beş çiltte yayımlandığını da öğreniyoruz. Yine Toprak’tan öğrendiğimize göre, Fransız tarihçiliğinin zirve noktalarından birini oluşturan Annales okuluna da temel oluşturan L’evolution de l’humanite (“İnsanlığın Evrimi”) başlıklı kitap dizisinin de Atatürk üzerinde belirleyici bir etkisi olmuştur. Dokuz kişilik bir tarihçi ekip, “L’evolution de l’humanite serisinden yola çıkarak Atatürk’ün yönetiminde Türkiye için yepyeni bir tarih kurgulama çabası içinde” yer alacaktı. (s.248)

Wells’in kitabının ve Fransız yapısal tarihçilerinin temsil ettiği anlayış, Toprak’a göre, Türkiye’nin kültür devrimini biçimleyen etkenler olarak önem taşırlar. Önceki tarih anlayışları, Namık Kemal’in benimsediği (ve Kayı Han aşiretiyle başlatılan) “Tarih-i Osmanî kuramı” ile “Ziya Gökalp’in Türkçülük kuramı” arasına sıkışmaktaydı (s. 247). Meşrutiyet’in ortalarına kadar eski çağ tarihi anlatımlarında ise, o dönemler için “başka kaynak olmadığı için semavî kitaplar, ...[örneğin] Tevrat kökenli bilgiler kullanılmıştı”. Kısas-ı Enbiya, yani Peygamberler Tarihi temel kaynak olunca, insanlığın, “altı bin yıl önce, Basra’ya iki günlük yolda, Fırat nehrinin üzerinde doğduğu sanılıyordu.” (s.351-2, 363)

Wells ve Franszı tarihçiliğinden ilham alan yeni anlayış ise, “tarih bilimini büyük tabiat olaylarına, kitlesel akınlara, göç yollarının keşfine, jeolojiye, antropolojiye, kraniyolojiye, filolojiye ve dilbilimine... dayandırma girişimiydi.” (s. 247). Bu yeni anlayış, araştırıcıları doğrudan doğruya doğa tarihine götürecek; “insan yaşamının, milyonlarca yıllık bir geçmişe” dayandığı anlaşılacak, doğrudan evrim kuramına ve “hayat zinciri” söylemine kapı aralanacaktı.

İlkokul beşinci sınıf kitabında insanın oluşumu, artık şöyle anlatılacaktı: “...çok uzun zamanlar içinde, dünyanın karaları, denizleri değişmiş; eski otlar, hayvanlar yerine yavaş yavaş yeni cinsleri geçmiş; insanımsı maymunlardan sonra da insanlar meydana çıkmıştır.” Ortaokul I. sınıf tarih kitabı ise bir adım daha ileriye gidiyor: “Tanrı’yı bulan, bunun sırlarını açan ve açmağa çalışmakta olan insan zekâsıdır.” (s.363, 367, 369).

Zafer Toprak, Darwin’ci savlarla başlayan tarih öğreniminin Atatürk’le birlikte son bulduğunu açıklıyor: “Gazi’nin ölümü ertesi Darwinist bilgiler, Hayat Zinciri tarih kitaplarından silindi.” “Peygamberler Tarihi”ne dönüş söz konusu değildi; ama “artık evrim biyolojik olmaktan çıkıyor; kültürel ve toplumsal alana hasrediliyordu.”

***

Bunlar, Cumhuriyet ve Antropoloji’nin zengin içeriğinin küçük bir kesitidir. Kapsanan diğer temalardan birkaçını sıralayalım: Sosyoloji ile antropoloji arasındaki öncelik yarışması; Türk kavimlerini sarı ırka bağlayan Batılı tezlere karşı fizik antropoloji araştırmalarının önem kazanması; Afet İnan’ın öncülüğünde Anadolu’da 64.000 kişilik (ve kapsam bakımından dünyada ilk olan) antropolojik anketin Türk tarih tezi açısından önemi; 1920’li ve 1930’lu yıllarda aydınlanmacı perspektifin değişimi; Cumhuriyet’in kültür devriminin dönemin Avrupası’ndaki kültür ve bilim ortamlarıyla bağlantıları...

Karikatürleştirilmiş bir “resmî tarih tezleri” anlatımı, Kemalizme dönük saldırılarda cephane olarak kullanılır. Cumhuriyet ve Antropoloji’de Zafer Toprak, bu anlatımın sığlığını, açık bir polemiğe girmeden ortaya koyuyor ve bunu çok iyi yapıyor.

Ben de bu vesileyle, Türkiye’de antropoloji biliminin üç kurucusunu, Muzaffer Şenyürek, Kılıç Kökten ve Şevket Aziz Kansu’yu, insanî bilimlerin hurafelerden ve ırkçı sapmalardan arındırılmasına katkıları nedeniyle saygıyla anıyorum. Üçü de karım Çiğdem Boratav’ın hocaları ve meslektaşları idi.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Araç plakalarında emoji kullanma dönemi başlıyor
Avustralya’ya bir Ödül Daha!
Almanya'ya iltica başvurularında Türkler Kürtleri geçti
Victoria Edebiyat Ödülününü Manus Adası’ndan bir mülteci kazandı!
UNICEF çocuklar için yardım çağrısında bulundu

Yolsuzluk, baskı, hak ihlalleri: Türkiye- AB üyelik müzakereleri askıya alınsın raporu
Beşşar el Esad "Erdoğan ABD’nin Uşağıdır".
ABD'nin kalbinde sosyalistlerin zaferi
Trump’in yapay zeka atağı
Avustralya’da hükümet seçimlerden galip çıkarsa 1.25 milyon iş sözü verdi

Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!
Kripto para kartı çıktı.
Bile bile lades : Üçüncü havalimanı battı
Türkiye’de son 5 yılda 516 bin esnaf iflas etti
Açlık sınırı 2 bin lirayı geçti!

2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak
Neden bazı ülkelerde 'çay' bazı ülkelerde 'tea'?
Kız kıza muhabbet, haftada en az iki kez!
Avrupa'da neden sokak hayvanı yok?
ÇOCUK

Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı
Dışkıdan Tuğlaya
Dünya futbol tarihinde bir ilk!
Facebook #10YearsChallenge masum olmayabilir.

Düşünceleri okuyan teknoloji bulundu
İlk defa genetiği değiştirilmiş bir primat klonladı
İnsan organizmasında bilinmeyen bir kan damarı tipi bulundu
Kemikte bir yol var
Sivrisineklere ‘doğum kontrol’!

Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık
Yeni döneme ABD, Rusya ve Çin'in silahlanma yarışı mı damga vuracak?
Dünyanın en güçlü dili İngilizce
Türkiye'nin "Bağımlılık Risk Profili Haritası" açıklandı

Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel
'Sarı yelekliler herkesi şaşırttı ama sol örgütleri daha çok şaşırttı'
“Sarı Yelekliler” / Rüzgar Dolu Sarı Yeleklerinde

ALGI...
Eko...
Teminat
2019 RAKAMLAR
Mihriban

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git