A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Çin Nereye?

Kategori Kategori: Dünya | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Prof.Dr. Korkut Boratav | 17 Haziran 2012 17:38:05

Çin nereye gidiyor? Mao sonrasında başlayan, 1990'lı yıllarda hızlanan "reformlar, piyasaya ve dışarıya açılma' Çin toplumunu hangi doğrultuda etkilemektedir? Sol çevrelerde üç farklı yorum var: Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP'nin) resmî söylemini benimseyenlere göre, "sosyalist piyasa ekonomisi" ve "Çin özelliklerini taşıyan sosyalizm" nitelendirmeleri geçerlidir.

Batı Marksizminin geçmişte Mao’cu akıma destek vermiş olan ağır topları, örneğin ABD’de Monthly Review dergisi ve Fransa’da Alain Badiou’ya yakın olan çevreler, kapitalizme dönüş sürecinin büyük ölçüde gerçekleşmiş olduğunu düşünüyor. Troçki akımını temsil eden (Verite ve Links gibi) kaynaklara bakarsak, Çin’de bürokrasinin yozlaşmış hegemonyası sosyalizmi dejenerasyona uğratmıştır ama üretim araçları üzerinde yaygın devlet mülkiyeti hâlâ korunmakta olduğu için kapitalizme geçiş de gerçekleşmiş değildir.

Maddeci tarih görüşünü, özgün Çin kaynakları ile birleştiren düşünürlerin yorumları belirleyicidir. Ben ise, bu yazıda birkaç bilgi aktarımı ve yorum ile yetineceğim.

***

Mao’nun ölümü sonrasında Deng Xiaoping’in öncülüğünde başlatılan dönüşüm, Sovyet blokunun tarihe karışmasını izleyen yıllarda hızlandırıldı. Anlaşıldığı kadarıyla SSCB ve Doğu Avrupa’daki rejimlerin çöküşü ÇKP yöneticilerini derinden etkilemiş; onları, piyasa mekanizmasının ve kapitalist işletme biçimlerinin üstünlüğüne inandırmıştır.

Yeni stratejik hedefin, kapitalistleri olmayan bir kapitalizmin oluşması olarak ifade edilebileceğini sanıyorum. Buna göre kapitalizm, ülkeye dinamizmi, hızlı büyümeyi yabancı sermaye aracılığıyla getirecektir. Süreç ÇKP’nin denetiminde yürütülecek; büyük sermaye “yabancı” olduğu için, iktidar arayamayacak; yerel ve küçük boyutlarda tutulacak olan Çin burjuvazisinin egemen bir sınıfa dönüşmesi engellenecektir. Siyasette plüralizme izin verilmeyecek; ÇKP iktidarı paylaşmayacak; toplumsal gelişimin ana çizgilerini belirlemeyi sürdürecektir. Sistemin (1989 sonrasında SSCB’de gözlenen biçimde) dağılması, çözülmesi böylece önlenecektir.

Başlangıçta devlet işletmelerinin özelleştirilmesinden kaçınılmış; toprakta devletin çıplak mülkiyet hakkı korunmuş; yarı-kamusal işletmelerin yerel yönetimlerce geliştirilmesine ve küçük boy özel sektöre yeşil ışık yakılmıştır.

Ne var ki, bu “temkinli” başlangıç iki dramatik adımla Çin’de kapitalizmin gelişimini hızlandıracaktı. Geçen hafta bu köşede açıkladık: 100 milyonu aşkın köylünün sosyal güvencelerden tamamen yoksun olarak sanayi merkezlerine göçmesi teşvik edildi ve kırsal bölgelerde köylerin ortak arazisinin satışına imkân verildi. Böylece, sosyalizmin iki temel ilişkisi tasfiyeye uğradı: Göçmen işçilerin emek-gücü ve köy arazisi alınıp-satılabilir oldu; meta’laştı. İşçilerin büyük bölümü, çok düşük emek maliyetleri karşılığında çokuluslu sermaye için çalışmaktadır. Köy arazisini satın alan turistik, spekülatif vb yatırımcıların içinde yabancı sermayenin önem taşıdığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, zamanla Çin toplumunun bünyesinden palazlanan bir yeni burjuvazinin, dört nala servet biriktirmeye başladığı da anlatılmaktadır.

Kapitalizmin gelişiminin sınıf mücadelelerine yol açması kaçınılmazdı. Çin köylüleri, köy arazisini ucuza kapatan yatırımcılara ve onların işbirlikçisi yerel yöneticilere karşı kalkışmaya; göçmen işçiler ise, çok ağır sömürü koşullarına karşı direnmeye dalga dalga başlayacaklardı. Resmî makamlarca “toplu protesto olayları” diye adlandırılan işçi ve köylü eylemlerinin sayısı, 2011’de 180.000’e ulaşacaktır.

***

Çin’in gelecekte izleyeceği yolun güzergâhı, sadece sınıfsal eylemlere değil, ÇKP’nin içindeki saflaşmaya da bağlıdır. Mao, 1960’lı yıllarda Kültür Devrimi’ni “Parti içinde kapitalist yolu seçenler”e karşı başlatmıştı. Son 20-30 yıl boyunca izlenen “kapitalist yol”un bugünkü durak noktasında, eskinin tam karşıtı bir soru gündemdedir: “ÇKP içinde sosyalist yolu seçenler, savunanlar var mıdır?”

Mao’nun ölümünü izleyen yılların çatışmalarını değil, yakın dönemi kastediyorum. İzleyebildiğim kadarıyla, küçümsenmeyecek sayıda “sosyalist yolcular” vardır ve seslerini duyurmaktadır. Bir örnek olarak, kamu mülkiyetine yabancı/yerli sermaye gruplarının el koymasına yol açan yasaya karşı gerçekleştirilen direnme verilebilir. Bu tepki, 2006’da Ulusal Halk Meclisi’nde yasanın reddedilmesine yol açtı. Bir yıl sonra tekrar gündeme geldi. ÇKP’nin içinden 3000 kişinin katıldığı bir imza kampanyası başlatıldığını ve yasanın Meclis’ten güçlükle geçirildiğini öğreniyoruz. İmzalanan metinden aktaralım: “Tasarı, sosyalizmin temellerini ters-yüz etmektedir. Alın teriyle edinilen özel mülkiyet ile kamu mülkiyetinin yolsuzluk sonunda özel ellere geçmesi arasında ayrım yapmamaktadır. Devlete ait mülkiyetle özel mülkiyete aynı hukuki konumu veren bir Çin, sosyalist bir toplum olarak nitelendirilemez...”

Sınıf mücadelelerinin yoğunlaştığı sonraki yıllarda, “yeni sol” veya “neo-Mao’cular” olarak anılan sol muhalefet canlandı. “Kızıl Çin”, “Ütopya” ve “Mao Bayrağı” adını taşıyan etkili web siteleri kuruldu. Görüşleri zaman zaman Parti’nin yayın organlarında da yer aldı.

ÇKP Politbüro üyesi ve 32 milyonluk Chongking Eyaleti Parti sekreteri olan Bo Xilai olayı da aynı çerçevede değerlendiriliyor. Geçmiş sicili pek de parlak olmayan Bo, ÇKP’nin sol kanadının liderliğine soyunur. “Chongking modeli”ni “kızıl olalım; kara’yı yenelim” sloganlarıyla kamuoyuna tanıtır. Yolsuzluğa karışmış iş adamlarına, yöneticilere savaş açar; sosyal konutlara, devlet yatırımlarına öncelik verir; göçmen işçileri, yoksul üniversite öğrencilerini gözetir; Kültür Devrimi’nin sloganlarını, kitle hareketlerini, devrimci marşları hatırlatıp yaygınlaştırır.

Bu uygulamalar, Başbakan Wen ve Başkan Hu’nun neoliberal eğilimleriyle çatışacaktır. Mart-Nisan 2012’de disiplinsizlik suçlamasıyla görevlerinden uzaklaştırılır. Tasfiyenin “medyatik gerekçesi” de, ailesinin, özellikle eşinin karıştığı iddia edilen “karanlık işler” olacaktır.

Öte yandan, Çin ekonomisinde devletin, kamu sektörünün önemi, ağırlığı sürmekte; hatta son yıllarda artmaktadır. Uluslararası krizin etkileri, devlet yatırımları (dolayısıyla kamu mülkiyeti) hızla artırılarak geçiştirildi. Çin’in dış fazlalarından kaynaklanan döviz rezervleri de devlete aittir. Bu rezervlerden beslenen Çin Yatırım Kurumu, Çin devletinin mülkiyetini ülke içine ve dış dünyaya taşımaktadır.

Çin toplumunun niteliğine ilişkin değerlendirmelere bu gözlemlerin ışığında bakarsak, Troçkist tezlerin ağır bastığını düşünüyorum: Çin’de sosyalizm gerilemektedir; ama henüz yenik düşmemiştir.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Araç plakalarında emoji kullanma dönemi başlıyor
Avustralya’ya bir Ödül Daha!
Almanya'ya iltica başvurularında Türkler Kürtleri geçti
Victoria Edebiyat Ödülününü Manus Adası’ndan bir mülteci kazandı!
UNICEF çocuklar için yardım çağrısında bulundu

Yolsuzluk, baskı, hak ihlalleri: Türkiye- AB üyelik müzakereleri askıya alınsın raporu
Beşşar el Esad "Erdoğan ABD’nin Uşağıdır".
ABD'nin kalbinde sosyalistlerin zaferi
Trump’in yapay zeka atağı
Avustralya’da hükümet seçimlerden galip çıkarsa 1.25 milyon iş sözü verdi

Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!
Kripto para kartı çıktı.
Bile bile lades : Üçüncü havalimanı battı
Türkiye’de son 5 yılda 516 bin esnaf iflas etti
Açlık sınırı 2 bin lirayı geçti!

2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak
Neden bazı ülkelerde 'çay' bazı ülkelerde 'tea'?
Kız kıza muhabbet, haftada en az iki kez!
Avrupa'da neden sokak hayvanı yok?
ÇOCUK

Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı
Dışkıdan Tuğlaya
Dünya futbol tarihinde bir ilk!
Facebook #10YearsChallenge masum olmayabilir.

Düşünceleri okuyan teknoloji bulundu
İlk defa genetiği değiştirilmiş bir primat klonladı
İnsan organizmasında bilinmeyen bir kan damarı tipi bulundu
Kemikte bir yol var
Sivrisineklere ‘doğum kontrol’!

Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık
Yeni döneme ABD, Rusya ve Çin'in silahlanma yarışı mı damga vuracak?
Dünyanın en güçlü dili İngilizce
Türkiye'nin "Bağımlılık Risk Profili Haritası" açıklandı

Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel
'Sarı yelekliler herkesi şaşırttı ama sol örgütleri daha çok şaşırttı'
“Sarı Yelekliler” / Rüzgar Dolu Sarı Yeleklerinde

ALGI...
Eko...
Teminat
2019 RAKAMLAR
Mihriban

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git