A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Anadolu'nun Grek anakarasına etkileri

Kategori Kategori: Kültürün Damarları | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Ferruh Dinçkal | 23 Haziran 2014 11:22:07

Klasik uygarlığın kökeni araştırılınca, klasik kültürün apaçık olarak ilk belirdiği - yani kendilerine sonraları Hellenik diyen toplumun, kendilerine barbar dedikleri yabancılardan ayırdıkları ve Olymposlu tanrıları teşkil ettikleri - yerin, Anadolu'da Ionya olduğu anlaşılır. (MÖ.9 veya 10. yy) Grekçede ne üzümün, ne şarabın, ne incirin ve özellikle ne de zeytinin adlarının Grekçe aslından olmayıp, birçok dağ, burun ve körfez adları gibi, bir Anadolulu dilin kökeninden oldukları anlaşılmıştır. Delice zeytini, Portekiz'den Hindistan'a kadar vardır. Ama zeytinin bir besin maddesi olarak kullanışı, Yunanistan'a Anadolu'dan geçmiştir.

Çünkü Homeros, Anadolu'da zeytinyağının, tuvalet yağı olarak, hatta yazısının başka bir yerinde ilaç olarak kullanıldığını anlatır. Tabi ki, bir besin maddesi olarak kullanıldığını yazmaya gerek görmemiştir.

Tanrıça Athena'ya atfedilen bir efsane, zeytinin (aşılı) Yunanistan'a nasıl geldiğini ima etme bakımından önemlidir. Tanrıca Athena ile denizler tanrısı Poseidon, Atina şehrinin koruyuculuğu için yarışmaya girerler. Şehre en faydalı şeyi getiren kazanmış sayılacaktır.  Poseidon atı, Athena ise zeytin ağacını getirir. Athena kazanır ve şehrin koruyucusu olur. (İspanyollara da zeytin yiyecek maddesi olarak Araplardan geçmiştir.) Anadolu'dan Yunanistan'a getirilmiş olan bir iki önemli şey arasında, Fenike'den alındığı iddia edilen bir alfabe vardır. Bu fonetik alfabe, ilk önce Anadolu'da kullanıldı.

O zaman Yunanistan, yazıya şiddetli bir gereksinim duymayacak kadar geri idi. Hatta orası tamami ile kültürsüz ve vahşi bir yer sayılabilirdi. Ve böyledir ki, Homeros ve ondan iki yüzyıl sonra babası ile birlikte Anadolu'dan Yunanistana göç eden Hesiodos, düşlerini, anılarını ve düşüncelerini, ancak Ion lehçesinde yazabildiler. Ion lehçesi ise, en eski Grek lehçesidir.

Yani ondan önce gelmiş ve kullanılmış bir başka lehçe yoktur. Yunanistan'da Atinalı Solon, Grek kültürünün Yunanistan'daki ilk temsilcisi sayılır. Isa'dan önce Altıncı Yüzyılda yaşamış olan bu adam, bir tüccardı ve işlerini görmek üzere Anadolu'ya gidip gelirdi. Anadolu'da gelişmiş sosyal kurulları gördü.

Anadolu'da öğrendiği Ion lehçesinde şiirler yazdı. Ama şiirlerini, kendisinden önce gelen Midillili Sappho ya da Paroslu Arkhilokhos gibi şair olduğu için değil, o devirde yazı manzum olarak yazıldığı için yazdı. Yoksa Solon yüz yıl sonra gelseydi, mutlaka nesir yazardı. Solon, o sıralarda, okuma yazma bilen, dünya görmüş bir adam olduğu için, arkhon  (kanun yapıcı hakim) seçildi.

Yunanistan'da Hellen bilincinin Anadolu'dan Yunanistan'a geçmesi, İsa'dan önce 6.y.y. da olmaya başladı. Ancak Isa'dan önce, 560-527 yılları arasında yani Atina'da Peisistratos zamanındadır ki, Homeros'un eserleri Yunan yarımadasına geçti ve Atina'nın Panathenaia festivallerinde bile belli sıra ile okunmaya başladı. Işte o zaman, bu eserler, Atina'da kutsallaştırıldı ve oradan bütün Yunanistan'a yayılarak Hellenik bilinç ortaya çıktı. Bu arada, Anadolu'dan  Yunanistan'a geçen Olymposlu tanrılar ile Hellenlerin dini de bulundu.

İonlu bilinç, Anadolu'da geliştikten ancak üç yüzyıl sonra Yunanistan'a geçebilmiştir. Herodotos: '' Homeros ile Hesiodos, Grek tanrılar hanedanını kurdular, görevlerini ve sanatlarını tayin ettiler.'' diye yazar ve bu işin, kendi gününden (M.Ö.430) dört yüz yıl önce olduğunu ekler. (Anadolu Tanrıları -Halikarnas Balıkçısı) Homeros ile Hesiodos, bu tanrıları tutup yoktan var etmediler.  Anadolu'dan dillerini, klasik bilinci ve Hellenik denilen uygarlığın temelleri ile birlikte tanrıları da aldılar. M.Ö. 490 yılına doğru Yunanistan'ın Persler tarafindan istilası, klasik kültürün ve Yunan uygarlığının geçirdiği en büyük ikinci tehlikedir. Çünkü Persler Anadolu'da zaptettikleri Ionya'nın ve Karya'nın sosyal kurumlarına dokunmadılar. Ve Güney Anadolu'daki klasik kültür hareketi devam etti, gelişti. Halbuki anakarada baş gösteren birinci büyük tehlike, M.Ö Yedinci Yüzyılda Yunanistan'da Orfik'lerin mistik tarikat ve dininin yayılmasıydı. Yakın Doğudaki bu yeni din, eğer Yunanistan'da bütün hurafeleri, sırları ve sihirleriyle kökleşseydi, muhakkak akılcılığı, felsefeyi ve ruh özgürlüğünü boğar, hayatı akla ve güzelliğe dayanan bir uygarlığı tamamen söndürürdü. Orfizm temelleri üzerine gelişmiş bir tarih ve uygarlık zincirini bugün düşünmek bile insanı ürpertiyor.

Anakarada yaşam koşularının Anadolu'ya göre daha ağır olmasından dolayı kötümser yapıya sahip halk tarafından Orfizm çabuk sayılacak bir sürede Yunanistan'da benimsendi. Eleusis'te tutunan Orfizm akımına, ''Eleusis sırları'' diye yeni bir ad takıldı. Bu sırlara göre alt dünya tanrısı Iakkhos, tanrıcalar ise Demeter ile Persephone idi. Bu sıralarda Sisam adasında dahi bilgin Pythagoras (Büyük bir matamatikçi olmasına rağmen), Sicilyada da Batıni yeni bir Orfik mezhebini yaymaya koyuldular. Orfizm o dönemde başta Aiskhylos ve Pindaros olamak üzere edebiyatta etki yaptı. Hatta Orfizm Platon'a bile uyumlu geldi. İonya burnunun dibinde ki bu zehire karşı panzehir vazifesi gördüler. Anadolu'da tanrı bilim ile fen bilimlerini birbirlerinden ayıran hareket Orfizm'den çok önce başlamıştı.

Anadolunun bu iki bilimi birbirinden ayırması klasik uygarlığı, rahipler tarafından dogmatik bir biçimde yorumlanarak, bir dinin baskısı altında mahvolmaktan kurtardı. Anadolu'da diyalektik felsefenin kurucuları sayılan Ephesos'lu Herakleitos ve Kolophon'lu Ksenophanes'un bulunması hem Anadolu'yu Pers istilasından hem de Orfizm tehlikesinden kurtardılar. Ksenophanes, Anadolu'yu terkederek Yunanistan ve Italya'da şehir şehir dolaştı ve Greklerin dinine ve ideallerine şiddetle hücüm etti. Özellikle atlet idealini komik buldu. Bir yarışı veya atletik müsabakayı kazanana karşı gösterilen saygıyı delilik saydı. ''Aklımız ölümlü hayvan ve beygir kuvvetinden daha iyidir''. Tanrılar için ise ''Eğer öküzlerin, beygirlerin ve aslanların kendilerine tanrı yapan elleri olsaydı, onlarda tanrılarını öküz, beygir ve aslan biçiminde yaparlardı'' dedi. Ksenophanes, yanında tambur ve bağlama çalan bir köle ile devrimci düşüncelerini diyar diyar yaydı. Ksenophanes, yalnız yıkıcı değil aynı zamanda yapıcı idi. Felsefede baş prensibi, tek tanrı idi. Ama bu tanrı evren ile birleşiyordu. Bu tek tanrı ile birlikte doğaya hayat veren birkaç ikinci derece tanrı kabul etmişti.

Öteki dev Ephesoslu Herakleitos ''Hep akar ve hiç bir zaman hiç bir yerde durmaz'' diyerek, dünyada bir ''statuko'' nun var olduğunu ilk anlayandır. Herakleitos, Ksenophanes ile büyük farklılıklar gösterir. O siyasette bir aristokrat idi, ancak aydın olan birkaç seçkin zenginin anlayabileceği güç bir üslup ile yazıyordu. Yaşlanınca felsefe kitaplarını Ephesos'ta Artemis tapınağına bırakarak, son günlerini yaşamak üzere, şehrin yakınındaki bir ormana yapayanlız yerleşti. Sürekli değişmeyi, varlışın değişmeden (akmadan) ibaret olduğunu tespit eden doktrini buldu. ''Hep akar'' ve ''Biziz ve değiliz'' dedi. Bununla kalmayarak, görecelilik (rölativite) doktrininin filizlerini attı: ''Kötü ve iyi aynı şeydir.'' diyordu. Kendinden önce gelen tüm Ionya filozoflarının hepsinden daha büyük bir dehaya sahip olan bu adam, kendinden sonar gelenleri de heybeti ile etkilemiştir.

Klasik uygarlığın dayanağı, iskeleti felsefeydi. Anadolu İonya'sının bu kişileri ve onlar gibi olanların verdiği savaş sonunda klasik uygarlığı tehdit eden Orfizm tehlikesi ortadan kansız ve savaşsız bir şekilde kalktı. Bu devre ''Yedi Hakimler'' devri denir.

Bunlar:
1. Atinalı Solon,
2. Koentli Periandros,
3. Spartalı Kylon,
4. Midillili Pittakos, (*)
5. Prieneli Bies, (*)
6. Miletli Thales, (*)
7. Lindoslu Kleobulos. (*)
Yukarıda ki listede işaretlenmiş olanlar Anadolu'ludur. Kalanların birinin Atinalı, diğerinin Koentli, ötekinin Spartalı olması anakaradaki üç önemli bölgeden birer temsilci bulunması politikti.Bu bölümde yazdıklarımız, İon kültürünün tamamen Anadolu'dan Yunanistan'a geçtikten sonra bile, Yunanistan'da başgösteren tehlikenin gene İon'larca yok edildiğini göstermektedir.

Plastik sanatlara gelince, anakaranın Mora yarımadası ile Batı Anadolu'da aynı zamanda gelişti. Her ikisi de Girit'in etkisi altında kaldılar. Karya ve İonya'da Girit'ten başka doğal olarak Batı Anadolu etkisi de oldu. İonya, Mora yarımadasına oranla zerafeti, ayrıntıları ve yumuşaklığıı ile üstündür.

İlk çağın başlıca heykeltıraşları: Myron, Polykleitos ve Pheidias'tır. İkinci dönemde ise Praksiteles, Skopas ve Lysippos'tur. Bunlardan Praksiteles hariç hepsi Yunanlı ve çoğu Atinalıdır. Üçüncü dönemde (Büyük İskender zamanı) ve sonrasında Rodos ile Bergama başta gelir.

Ne yazık ki, ilk çağdan hiç resim kalmamıştır. O zamanın ressamları hakkında bildiklerimiz Pausanias, Plinius ve Lucianus gibi tarihçilerin anlatıları ile sınırlı kalıyor. Ama vazo gibi kazılardan elde edilen buluntuların üzerlerindeki resimlere bakarak o devirde resim sanatının oldukca ileri bir düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Eski tarihin en büyük ressamı Apelles Anadolu'da Kolophonludur. Kendisi Ephesoslu Ephoros stüdyosunda çalışmıştır. Ressam Parrhasios Ephesoslu, Polygnotos Thasoslu ve Parrhasios İtalyandır.



Dokuzuncudan Beşinci Yüzyıla Kadar
(ŞAİRLER)


Anadolu ve Adalar
Yunanistan ve Güney İtalya
Homeros -İzmir
Alkman - Sardes
Arkhilokhos - Paros
Minnermos - Kolophon
Phokylides - Milet
Demodokos - Milet
Alkaios - Midilli
Sappho -Midilli (Kadın)
Anakreon - Teos
Aisopos - Bandırma
Kallinos - Efes
Hipponaks - Efes
Musaios - Trakya
Simonides - Keos
Semonides - Amorgos
Terpandros - Midilli
Hesiodos - Babası Anadolu'dan göçmen
Tyitaios - Sparta
Theognis - Megara
Solon - Atina
Stesikhoros-Sicilya
İbykos - İtalya



Dokuzuncudan Beşinci Yüzyıla Kadar
(FİLOZOF VE TARİHÇİLER)


Anadolu ve Adalar
Yunanistan ve Güney İtalya
Thales - Milet
Anaksimandros - Milet
Anaksimenes - Milet
Pythagoras - Sisam
Ksenophanes - Kolophon
Herakleitos - Efes
Herataios - Milet
Kadmos - Milet
Anakharsis - Trakya

( yok )




Beşinci ve Dördüncü Yüzyıllarda
(ŞAİRLER)

Anadolu ve Adalar
Yunanistan ve Güney İtalya
Bakkhylides - Keos
Timotheos - Milet
Panyassis - Halikarnassos
Antimakhos - Kolophon
Khoirilos - Sisam
Thrasymakhos - Kadıköy
Erinna - Rodos (Kadın)
Aiskhylos - Eleusis
Sophokles - Atina
Euripide - Atina
Aristophanes - Atina
Pindaros - Thebai
Korinna - Tanagra Kadın)
Anyte - Tegea (Kadın)


Beşinci ve Dördüncü Yüzyıllarda
(FİLOZOF VE TARİHÇİLER)


Anadolu ve Adalar
Yunanistan ve Güney İtalya
Anaksagoras - Kilizman
Herodotos - Halikarnassos
Hippokratos - İslamköy
Protagoras - Trakya
Skylaks - Muğla
Epikuros - Sisam
Diogenes - Sinop
Demokritos - Trakya
Leukippos - Trakya
Ktesias - Knidos
Kleanthes - Ayvalık
Herakleides - Ereğli
Theophrastos - Midilli
Ephoros - Çandarlı
Theopompos - Sakız
Sokrates - Atina
Thukydides - Atina
Platon - Atina
Ksenophon -Atina
Aristoteles - Atina
Parmenides - Elea
Zenon - Elea



Hellenistik ve Roma Devri
(ŞAİRLER)


Anadolu ve Adalar
Yunanistan ve Güney İtalya
Bion - İzmir
Asklepiades - Samos
Menandros - Atina
Moskhos - Syrakusai
Theokritos - Sicilya


Hellenistik ve Roma Devri
(FİLOZOF VE TARİHÇİLER)

Anadolu ve Adalar
Yunanistan ve Güney İtalya
Diphilos -Sinop
Pausanias - Salihli
Strabon - Amasya
Galenos - Bergama
Arrianos - Bursa
Cassius Dio - İznik
Epiktetos - Hierapolis
Dionysios - Halikarnassos
Diodoros - Sicilya
Apollonios -
Poseidonis – Suriye


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 4 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







'Devlet 80 IQ'yla memur alıyor, suç örgütlerinde 120 IQ var'
Fenerbahçe’den dev hareket! Dünyada bir ilk…
Sevgiyi Çoğaltanlara
'Dijital fişleme'
'Gezi Kuşağı' Türkiye'yi terk ediyor

İngiltere Brexit anlaşmasını onayladı
Göçmen parası kayıp!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 100 Günlük İcraat Programı: Hangi vaatler gerçekleşti?
Melbourne faciadan döndü… IŞİD’den bıçaklı saldırı
ABD'de ilklerin seçimi

Yerli sermaye kaçıyor: 9 ayda Türkiye’den 20 milyar dolar çıktı
Bıçak kemiğe dayanmış!
Fitch'ten uyarı üstüne uyarı!!!
TL, değer kaybında Arjantin’le yarışıyor
Hayali düşmanla savaşan Türk ekonomisi

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Umutsuz ve kitapsız olmayın
Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

Yedi Neşeli Ahtapot
Bir şehri 2000 yıl sonra ortaya çıkardı
'Son Troyalı'nın iskeleti bulundu
Büyük Set Resifi'ni robotlar koruyacak
Annesi Neanderthal, babası Denisovan bir melez

Avustralya’da Z kuşağının dünya görüşü…
Türkiye’den göç %42 arttı.
Viyana yedi yılın birincisi Melbourne kentini geride bıraktı.
15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi

Bir zamanlar sığınaktı
Işıltı
Yalnız mıyım değil miyim?
Aziz Sancar: Ülkeye küsüm
Gemi adamı cüzdanlı bir kadın!!!

Trafikte yasaklar
Eğri Oturup
YALAN
Edebiyat Notları, Temmuz - Ağustos
Edebiyat Notları, Mayıs - Haziran

Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git