A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Şükür ki girdin yaşamıma

Kategori Kategori: Berlin Günceleri | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Gültekin Emre | 16 Temmuz 2011 13:56:27

Hulki de bırakıp gitti beni. Döndüm, döndüğüm yerde dostlarım eksiliyor, yalnızlaşıyorum. Sona doğru daha belirginleşiyor okun gösterdiği yön. 31 yıllık göçmenliğimde ben kimleri, neleri özlemiştim de döndüğümde onları bulacaktım, onlarla kucaklaşacaktım. Voznesenki'nin Oza'sındaki şu iki dize kalbime çentikler atıyor: "Suçlayamam bırakıp gittiğin için beni / Şükür ki girdin yaşamıma."

27 Haziran – 3 Temmuz, 2011

27 Haziran, Pazartesi
 
Kendi Evine Varamamak’taki öykülerinde Demir Özlü, İsveç’le Türkiye arasında geçmişine uzanan bir iç yolculuğa çıkardı beni. Çocukluğundan gençliğinin geçtiği yerlere, ailesinden sevgililerine, dış mekânlardan ev içlerine, dostlarından yabancılık duygusuna... uzanan öykülerde tanıklıklar, gözlemler, anılar... ustaca öykülerin (aslında bir roman gibi okudum ben bu “Düş Öyküleri”ni) yüreğine ağmış.
 
“iç-üzüntüler”le süren ve  bir yazarın dünyasını da paylaşıyor  kısa öykülerinde Demir Özlü bizimle.
 
“Çıplaktım. Sıskacık bir vücudum vardı. Parça parça giysilerle onu bezedim, görünmez kıldım. Ardından giyimime bir Lautréamont biçimi verdim. Artık cesaretle dışarı çıkabilirdim. Üzerime ateş açılması olasılığı olsa da.” (Böyle Dedi Falmer)
 
 
28 Haziran, Salı
 
Çoğunu, daha çok şiir, okudum Beat Kuşağı Antolojisi’nde yer alan metinlerin.Kuşağın en etkili şairi Allen Ginsberg’le Berlin’de, başkonsolosun evinde verilen bir kokteylde birlikte olduk. Hatta fotoğraf çektirdik ve dilimize de çevrilen “Amerika her şeyimi verdim sana, şimdi bir hiçim” diye başlayan uzun şiirinden oluşan Amerika kitabını imzaladı bana.
 
Dil, kurgu, anlatım, tema... çeşitliliği içinde Amerika’n yazınında ayrık otu olan Beat Kuşağı şair ve yazarlarının eşcinselliği, esrar içmeleri beni rahatsız etmedi hiçbir zaman.
 
Amerika’nın dünya politikasını, ulusları baskı altına almasını da açık yüreklilikle sürekli eleştirdikleri için de ilgim hiç eksilmedi onlara. Bu antoloji beni okumadığım, tanımadığım yazar ve şairlerle de tanıştırdığı için de önemli.
 
 
29 Haziran, Çarşamba
 
CHP’liler yemin etmediler. Bağımsız milletvekilleri meclise gelmediler. Türkiye kilitlendi. Ne zaman düzlüğe çıkacak ülkem? Bunu kimse bilmiyor ama herkes vatanımızın ferahlamasını, siyasi bunalımlardan kurtulmasını istiyor. AKP’ye oy verenler en yoksul kesim, anladık da onlar da düzlüğe çıksın istiyor bu güzel ülkenin. Ama bunalım büyüyor durmadan. Hapisteki milletvekilleri dışarı çıkarılmıyor “millet iradesi”ne saygı gösterilip. Bu nasıl iştir anlayan beri gelsin! Bu kötü gidişten korkmamak ne mümkün! Gelecek günler daha sancılı olacak ve daha ağır, çatışmalı geçecek gibi gözüküyor.
 
Ayvalık’ta tatil yapıyor olmamızın fazla bir anlamı da kalmıyor ülkemizin yüreği parça parçayken ve kan ağlarken.
 
 
30 Haziran, Perşembe
 
Yeni bir şiir uç vermeye başladı. Epeydir bomboş olan belleğim arı kovanı gibi şu sıralar. Köpürüp duruyor dizeler. Taşacak kâğıt arıyor. Kaçırır mıyım o can alıcı dizeleri. Hemen kâğıda kaleme sarıldım ve doğum sancılarımı hafifletmeye çalıştım. Şiir bu, ne zaman geleceği belli mi olur. Kaydedilmezse, çabuk küser ve çekip gider bir daha gelmemek üzere.
 
“Yol diyorsam uzun bir düşü sana yakıştırıp
 İçinden senin geçtiğin bir gece olur gözlerin
 Yokluğun bir martı ağlamasıysa varlığın en
 Kıdemli günbatımı seni bende bırakıp giden
Uzak gecelerin opal penceresi bir başıma seninle çıktığım yolculuk”
 
 
1 Temmuz, Cuma
 
Hulki de bırakıp gitti beni. Döndüm, döndüğüm yerde dostlarım eksiliyor, yalnızlaşıyorum. Sona doğru daha belirginleşiyor okun gösterdiği yön. 31 yıllık göçmenliğimde ben kimleri, neleri özlemiştim de döndüğümde onları bulacaktım, onlarla kucaklaşacaktım.
 
Voznesenki’nin Oza’sındaki şu iki dize kalbime çentikler atıyor:
 
“Suçlayamam bırakıp gittiğin için beni
  Şükür ki girdin yaşamıma.”
 
 
2 Temmuz, Cumartesi
 
Bir Çağ Yangını Sivas’ta kanayıp duruyor. Onca aydının, sanatçının,şairin göz göre göre yakılmasının suçluları aramızdayken ve Madımak Müze olmamışken ve devlet hâlâ katilleri koruyorken... Sivas’ta daha çok canlar yanar, yakılır. İçimdeki acının haddi hesabı yok ama kimle paylaşacağım ben bunca yükü, ölümü?
 
Yarın bir başka yangının can evimden beni vurmayacağını kim garanti edebilir?
 
 
3 Temmuz, Pazar
 
Gösteri hakkına da gasp, izin yok! Yeni Sivaslar yaratacak ortamlar hazırlıyor hükümet. Acıyı dile getirmek isteyen onca duyarlı insanın sokaklara meydanlara dökülmesine izin yok.
 
Acıyı Bal Eyledik, eylettiler. Dile getirilemeyen duyguları ve öfkeleri zapt etmek ne zor!
 
Dağlarca’nın Sivaslı Karınca’sı ne düşünüyor acaba?


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!
Büyük başarı : Dolarda hedef 1.97'ydi 3.92 oldu

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git