A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Michelangelo'nun “ADEM'İN YARATILIŞI” adlı yapıtının gerisinde yatan giz.

Kategori Kategori: Unutulmayan Yapıtlar | Yorumlar 4 Yorum | Yazar Yazan: Onur Ayangil | 28 Kasım 2013 11:15:17

Floransa rönesansının üç büyük devinden biri olarak bilinen Michelangelo (diğer ikisi da Vinci ve Rafaello’dur), 1475 ila 1564 yılları arasında yaşamıştır. Heykel ve resme çok küçük yaşlarda gönül veren sanatçının, insan anatomisine egemen olmak için, henüz 17 yaşındayken kilisenin mezarlığından çaldığı cesetler üzerinde teşrih çalışmaları yaptığını biliyoruz.


Çevresinde aksi ve sinirli olarak tanınan ve heykeltıraşlığı ressamlığının da önünde gelen dahi sanatçıya, 1505 yılında Papa II. Julius tarafından, Roma’daki Sistine Chapel’in tavanını fresklerle bezeme görevi verilmişse de, Michelangelo bu görevi ressam değil, heykeltıraş olduğu gerekçesiyle geri çevirmiştir.

Sanatçının ne denli inatçı olduğunu bilen Vatikan B planını uygulamaya karar vermiş ve Michelangelo’nun bu görevi başaramayacağından korktuğu için görevi üstlenmediği dedikodusunu yaymıştır.

Bu dedikodu sonunda etkili olmuş ve, cesaretini kanıtlamak isteyen sanatçı, işi kabullenip, 1508 yılında çalışmaya başlamıştır. Michelangelo 4 buçuk yıl bir iskele tepesinde sırtüstü çalışmak suretiyle 1512 de bu görkemli yapıtı tamamlayabilmiştir.





Bir çok kompozisyondan oluşan tavan bezemesinin en ünlü sahnesi ADEM’İN YARATILIŞI olarak bilinen kompozisyondur.



Görünüşte, meleklerin çevrelediği ve onlardan destek alarak, göklerden yeryüzüne doğru süzülen Tanrı,  kayalıklar üzerinde yatan ve sol kolunu kendine doğru uzatmış olan Adem’e sağ elinin işaret parmağıyla yaşam vermektedir.

Bu nasıl yaşam vermekse. Zira yaşama kavuşacağını düşündüğümüz Adem zaten capcanlı olup, sanatçı tarafından  minnet duyusu yansıtılmış gözlerle Tanrı’ya bakmaktadır.

Yukarıdaki saptamaları yaptıktan sonra, gelelim konunun ilginç yönüne. 1990 yılında Dr. Frank L. Meshberger’in Amerikan Tıp Birliği gazetesinde ortaya attığı sava göre, Tanrı’nın göklerde gezinmek için yararlandığı ve meleklerle beraber içine bindiği kabuk türü nesne insan beyninin bire bir kopyesidir.



Şekilde, üstte, bir insan beyninin yandan görünümü verilmiştir. Altta ise, Michelangelo’nun kompozisyonundaki göksel taşıtın şematik çizimi görülmekte. Nöroanatomik çizimin bire bir aynı olan bu şematik çizimde, alın lobu, şakak lobu ve her iki lobu birbirinden ayıran sylvius yarığı açıkça belirtilmiş.



Hele bir de bu şematik çizimi yapıtın üzerine uyguladığımızda, kompozisyonun nasıl  beyin anatomisine şaşırmamak elde değil.



Şimdi bir de beynin önde arkaya nöroanatomik kesitini inceleyelim. Yandaki şeklin üstündeki bu kesitte, hipofiz guddesi, beyin sapı ve omuriliğin yerlerini açıkça görmektesiniz. Alttaki şekil, Michelangelo’nun kompozisyonuna göre bu kesitin şemasını vermekte.



Bu şematik kesiti yapıtın kendisine uyguladığımızda, Tanrıyı alttan destekleyen meleğin beyin sapını oluşturduğunu, bu meleğin baş tarafındaki diğer bir meleğin sol ayağının hipofiz guddesini temsil ettiğini, aynı meleğin kıvrılmış sağ kalçasının optik sinire, dizininse optik çaprazlamaya tekabül ettiğini, her iki meleğin arasından aşağı doğru dalgalanan eşarbın ise, vertebral arter için betimlendiğini açıkça görmekteyiz. Sulcus cinguli ise, Tanrı’nın önündeki meleğin kalçasını izleyerek, Tanrı’nın her iki kolu boyunca uzanıyor ve Havva’nın boynuna sarılmış sol kolunun ucunda son buluyor.

Gözden kaçırmamamız gereken bir husus da, Tanrı’nın, beynin duygulara ilişkin yani insana özgü tinsel eylemlerin merkezine yerleştirilmiş olması.

Şimdi tüm bu gözlemler sonucunda, aslında bu kompozisyonun Adem’in Tanrı tarafından yaratılışını değil ama Tanrı’nın insan tarafından, insan beyni tarafından yaratıldığını, Tanrı’nın insan beyninin ürünü olduğunu anlatmak isteyen bir mesaj olduğunu düşünebiliriz. Bu durumda resmin adının “Adem’in Yaratılışı” yerine “TANRI’NIN YARATILIŞI” olması belki de daha doğru olurdu. Ne var ki bu resmi bu adla ve açıkça yapmasına izin verileceğini, hiç sanmıyorum.

Michelangelo’nun tüm dinsel öğretilerin karşısında olan bu düşünceyi betimlemesi acaba, kendisini bu resme zorlayan, bu resmi dedikodularla empoze eden Vatikan’a karşı öc almak diye yorumlanamaz mı ?

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 8.6 / 13 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

halil cetin acimuz { 23 Aralık 2013 16:38:55 }
Allah(Tanri)beynimizde oluşturduğumuz ama bir
turlu tam olarak tarif edemediğimiz ve aciklayamadigimiz bir varlik ya da ne derseniz deyin bir imge değil midir?
Saptama akilci bence.
Birsen balkir { 19 Aralık 2013 16:57:46 }
Cok etkilendim ve cok dogru buldum. Bu bilgi icin tesekkurler. Simdi bunu dostlarima dagitiyorum.

iyi gunler
Şaha İzgi Aslan { 02 Aralık 2013 12:13:50 }
Çok etkileyici bir saptama...
Reha { 30 Kasım 2013 22:43:16 }
Onurcuğum harikasın
Sevgiler
Diğer Sayfalar: 1.

 




Araç plakalarında emoji kullanma dönemi başlıyor
Avustralya’ya bir Ödül Daha!
Almanya'ya iltica başvurularında Türkler Kürtleri geçti
Victoria Edebiyat Ödülününü Manus Adası’ndan bir mülteci kazandı!
UNICEF çocuklar için yardım çağrısında bulundu

Yolsuzluk, baskı, hak ihlalleri: Türkiye- AB üyelik müzakereleri askıya alınsın raporu
Beşşar el Esad "Erdoğan ABD’nin Uşağıdır".
ABD'nin kalbinde sosyalistlerin zaferi
Trump’in yapay zeka atağı
Avustralya’da hükümet seçimlerden galip çıkarsa 1.25 milyon iş sözü verdi

Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!
Kripto para kartı çıktı.
Bile bile lades : Üçüncü havalimanı battı
Türkiye’de son 5 yılda 516 bin esnaf iflas etti
Açlık sınırı 2 bin lirayı geçti!

2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak
Neden bazı ülkelerde 'çay' bazı ülkelerde 'tea'?
Kız kıza muhabbet, haftada en az iki kez!
Avrupa'da neden sokak hayvanı yok?
ÇOCUK

Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı
Dışkıdan Tuğlaya
Dünya futbol tarihinde bir ilk!
Facebook #10YearsChallenge masum olmayabilir.

Düşünceleri okuyan teknoloji bulundu
İlk defa genetiği değiştirilmiş bir primat klonladı
İnsan organizmasında bilinmeyen bir kan damarı tipi bulundu
Kemikte bir yol var
Sivrisineklere ‘doğum kontrol’!

Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık
Yeni döneme ABD, Rusya ve Çin'in silahlanma yarışı mı damga vuracak?
Dünyanın en güçlü dili İngilizce
Türkiye'nin "Bağımlılık Risk Profili Haritası" açıklandı

Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel
'Sarı yelekliler herkesi şaşırttı ama sol örgütleri daha çok şaşırttı'
“Sarı Yelekliler” / Rüzgar Dolu Sarı Yeleklerinde

ALGI...
Eko...
Teminat
2019 RAKAMLAR
Mihriban

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git